Türk Şiiri Modernizm Şiir[1] adlı yapıt 2000’in son günlerinde yayımlanan önemli bir yapıttı. Hasan Bülent Kahraman’ın bu yapıtı şiirimizi, özellikle modern şiirimizi bilimsel bir değerlendirme ile ele alan, bu yapısıyla da noksanlığı her zaman ve zeminde duyumsanan bir başvuru yapıtına olan gereksinimi önemli ölçüde karşılamış oluyor. Kahraman yapıtta şiirimize, Modernizm ve Türk şiiri, Şairler, Olgular, Sorunsallar, Şiir ve Ötesi, Eleştiriler başlıkları altında dört bölüm içinde bakıyor. Bu başlıklar okuyucuya yeni bir [...]
Modernlik – Küresellik
1. Gecikmiş modernlik’te judanis[1] yunan modernleşmesini açıklarken işlevsel farklılaşmadan söz ediyor. Önemli bir noktadır bu. İşlevsel farklılaşma, seküler, milliyetçi, sanayide kapitalizmin egemen olduğu, bürokratik, parlemanterizmin uygulandığı, genel oy hakkı ile bireyciliğin geçerli, geleceğe önem verilen, estetik, siyasal ve etik alanların ayrı tutulduğu bir olgudur. Gelişmiş ve gelişmeyi bir süreç olarak kabullenmiş; bir düzeyi içeren bu olgunun gerçekleşmesi belli koşullarla mümkün olabilmektedir. Eğer bir [...]
Modernist Refleks Çerçevesinde
Ergin YILDIZOĞLU, Yaşasın Modernist Refleks (telos,y.,İst.1997) adlı yapıtında oldukça çarpıcı görünüyor.Ne ki bu görünüş onun kimi savlarını tartışmaya açmayı önleyemiyor. 1. “Sanat batıda hızla sosyal bağlamından, evrensellik kaygısından uzaklaşarak, biçimci, öznel ve zaman zaman da yerel bir yola girdi; ‘sanat sanat içindi’, sanatçının iç dünyasının sarsıntılarından başka bir şey yansıtmayacaktı. Ancak bu iç dünyası toplumsal gerçekliğin bir parçası değil miydi? Sanatçıda ortaya çıkan bu [...]
Mehmet AYDIN’ın Şiiri İçin
Mehmet Aydın, Atatürk Türkiye’sinin yetiştirdiği bir cumhuriyet aydınıdır. Şiir yapıtları başta olmak üzere, inceleme ve araştırma yapıtları, dile ilişkin yapıtları ve ders kitapları ana başlığı altında toplanabilecek kırka yakın yapıtı vardır. Hoca, yaşamının bir dakikasını bile boş geçirmemeye sürekli özen göstermiş biri. Öğretmen yetiştiren kurumlardaki uzun yıllar süren öğretmenliği sonunda emekli olmasına karşın hala Bilkent Üniversitesinde öğretim [...]
Ortadoğu’nun Düşündürdükleri
Edebiyatçılar Derneği’nin 2005 yılı kongresinde, derneğin Suriye ve İran’daki edebiyat dernekleriyle ilişki kurduğundan söz edilmesi kimi üyeleri tedirgin etti. Bu üyelerden birkaçı bu tedirginliklerini yaptıkları konuşmalarla ortaya koymaya çalıştılar. Kabaca bakıldığında komşu ülkelerle ilişki kurulmasının tabiî iyi olacağı düşülmektedir. Örneğin Suriyeli Edebiyatçılar derneğiyle ilişki kurmak da bu çerçevede anlamlandırılabilir gibi görünüyor. Ne ki konuya yaklaşıldığında durumun öyle olmadığı hemen ortaya çıkıyor. Edebiyat, yapısı gereği bir muhalefet duruşudur. Bu [...]
Mekan Bağlamında
mekan, bulunulan yer,yurt, ev; uzay, feza sözcükleriyle karşılanıyor sözlükte. bu kavramaların ortak paydası, yaşamın en azından bir bölümünün oluştuğu, geliştiği bir yer olmasıdır. mekan bir uzamı da içeriyor. bu durumuyla hem bir alan hem de bir hacimdir o. her mekanın dayattığı veri/ veriler ayrı oluyor. bireysel mekanların nitelikleri bireyselle sınırlanmıştır. toplumsal mekanlar, daha derin ve yoğun mekanlardır. [...]
Okurken – II
Modern Şiir paul de man, ‘iyi modern şiir’ ve ‘iyi olmayan modern şiir’ tanımlamaları yapıyor. ‘iyi modern şiir, temsilin şiiridir’ diyor. diğeri içinse, ‘mimetik olmayan şiir’ tanımlamasıyla yetiniyor. yeats’ın ‘ruh’ dediği şeye karşıt olan, çelişkileri ayırabilen modern şiir, rimbaud referansı ile ‘bir okuyucu ile ilgilenmeyen, anlaşılmak istemeyen, ışıklar saçan ve kuruntu yaratan, öznesiz bir kasırga…’ biçiminde tanımlanıyor.(modernizmin serüveni, s.372-373). w.benjamin şiirde, ‘algısal [...]
Okurken – I
tonny benn gibi… -gücünüz nedir? -gücünüzü nerden elde ettiniz? -bu gücü kimin çıkarlarına kullanıyorsunuz? -kime hesap veriyorsunuz? -sizden nasıl kurtulunabilir? tonny benn, kırkiki yıllık partamento yaşamından bu beş soruyu öğrendiğini söylüyor (beyaz manto/ 13). ilginç bir deneyimdir bu!… etiği öne çıkaran bir deneyim… tonny benn,kimseyi kayırmıyor. kimsenin aleyhine bir şey söylemiyor. O, salt doğrunun [...]
3 Ekim 2005
17-18 Aralık 2004 günlerinde AB’ye girme görüşmeleri için kesin tarih saptandı. 3 Ekim 2005… Bu tarihin alınması çok önemli bir aşamaydı ve bu aşama geçilmiştir. Bu tarih, AB’ye girmek üzere resmi işlemlerin başlayacağı tarihtir. 3 Ekim 2004 tarihini önemsiz görmek ya da önemini görmezden gelmek, hem gerçekçilik değildir, hem doğru değildir, hem de etik değildir!… Bu tarihin kesin olarak alınmasını, ayrıntıda olan kimi nedenler ileri sürerek, ö [...]
3 Ekimle Gelen
AB’ye giriş görüşmeleri, 17 Aralık 2004 tarihinde saptanan 3 Ekim 2005 günü başladı. Atatürk’ün “ muasır medeniyet seviyesi” (çağdaş uygarlık düzeyi) olarak tanımladığı Avrupa kapısından içeri adımımızı atmış bulunuyoruz. Halkımızın büyük bir bölümü (% 70 civarındaki bir bölümü ) AB’ye girmek istiyor. Tüm tahriklere karşın hem de… Çünkü Türkiye’nin çok uzun zamandır çok kötü yönetildiğini biliyor. Biliyor ya buna bir çare [...]