Muhsin Şener Rotating Header Image

Siyaset

Boş ve Hoş Görsellikler

Tv’ler bayram neşesini galiba sürekli hale getirmiş bulunuyorlar. Baksanıza hangi kanalı açsanız  ya bir türkü programı var ya da  bir eğlence programı. Halk ekranda türküler şarkılar  söyleyerek hem eğleniyor hem de oynuyor.   İstanbul’da Mahmutpaşa’da yokuşu tırmanırken,  yanımızda yöremizde  seyyar satıcıların  uçları pullu rengarenk mendiller sattıkılarını gördüm.   Eskiden  çeketin sol üst cebine mendil konurdu. Parlak pullu olan bu mendiller  cebe de konamaz. Zaten kimse [...]

Basından Alıntılar

Türkiye’nin kimi doğrudan kimi de dolaylı olarak gündemini oluşturan  konulara ilişkin  yazıılı basın ve internet basınındaki  yorumlardan yaptığım  seçmeler üzerlerinde durmak istiyorum. İstesek de iistemesek de bir süre gündemimizi  işgal eden bu yazıların  değişik ve  ufuk açan bakış açılarının, yeni  ve değişik bir  kavrama olanağı vereceğini umuyorum.     *  12 Eylül askeri yönetimi, Edebiyat fakültesindeki  ‘Bizans’ kürsüsünü kaldırmıştı. Üzerinde yaşadığımız topraklardaki eski  kültürleri yadsımak, onu yok saymak  ‘resmi [...]

Bir Müşteşar Daha

9 Ocak 2004  günü  akşamı  Star TV’de Ceviz Kabuğu’nu izledim. Konu Eğitim Bakanlığının  açmayı tasarladığı ve tüm hazırlıklarını yaptığı anlaşılan Sosyal Bilimler Liselerinde okutulacak olan Osmanlıca dersleriydi. Programa Bakanlığın  yeni Müsteşarı Prof. Dr. Necat BİRİNCİ ve arkadaşımız  Dr.Kemal ATEŞ  katılıyorlardı. Sayın Ateş, bu liselerde okutulacak olan Osmanlıca derslerine karşı çıkıyordu. Gösterdiği gerekçeler inandırıcı olduğu halde  savunma biçimi ve  [...]

Aydınlar ve Türkiye

Son günlerde,  aydın kavramı üzerinde  tartışmalı bir ortamın oluştuğu ve  bu ortam çerçevesinde  kimi  açıklamaların ve   basında  da  yorumların yapıldığını  herkes biliyor.   Geleneksel olarak Türkiye’de aydın,  devlete hizmet birimlerinin içinden geçerek oluşmuştur. Yani aydın, bürokrasi içinden yetişip gelir. Böyle olunca  devlete bağlılığı, devletin tutumuna destek olması son derecede  doğal olan bir durumdur. Ali Paşa’nın, “ devletin zaafını millete söylemeyi  vatanperverlik eseri bulmam” ( Prof.Hanioğlu, Aydınlar ve Devlet makalesi) sözü bu gerçeğin [...]

Aydınlar Bağlamında

Aydınlarla ilgili  düşünmeyi sürdürüyorum:   Aydınların,  Devlet denilen kurumla olan ilişkilerine  dokunurken  devlet kurumunu  kavrayışımıza da bakmak gerekiyor. Devleti, bir ilişki/ ilişkiler  yumağı olarak alan görüşler bu konuda en dinamik olanlarıdır. Bireyin devletle olan ilişkisi ve ilişki biçimleri ile toplumların devletle olan ilişki ve ilişki biçimleri akla geliyor önce.   Bireyin devletle  ilişkisinde  onun öne çıkarılması,  hak ve hukukunun öne çıkarılması demektir. Devlet, bu noktada  bireyin hak [...]

Avrupalı Olmak Bağlamında

Bugün 17 aralık  2004… Avrupa Birliği’ne  katılma görüşmelerinin başlayacağı tarih saptanacak bugün. Ben  heyecan duyuyorum!…   Yurt içinde ve yurt dışında çok çok tartışma yapılıyor. Tartışmaların  önemli bir bölümü  dedikodudan  ileri gitmiyor. Konu, dedikoduya  çok uygun bir ortam yaratmıştır. Yılların  kimi yazar çizerleri,  kimi üniversite hocaları  hala  bir ‘öteki ‘  sorunundan söz edebiliyorlar!…   AB’ye girmek  Avrupalı olmak demektir. Avrupalı olmak,  kuşbakışı  bir  kavrayışla söylersek 18.yy’ın başlarından  beri  devletin en ağırlıklı işleri arasındadır.  Devletimiz ve  insanımız,  ikiyüz [...]

Avrupa Bizi İstemiyorki!..

Son günlerde  yazılı ve görsel basında  AB ile ilgili  olarak ilginç tartışmalar yapılıyor.Tartışanların bir bölümü “Avrupa bizi istemiyor ki!..” diye hiddetle ve şiddetle  haykırıyor. “Avrupa bizi istemiyor ki!..” diyenler, AB ülkelerinin bizi istemediğini, bizim kendi kendimize gelin güveyi olduğumuzu söylüyorlar.   Ne demektir  “Avrupa bizi istemiyor ki !..” demek?   Önce, AB  bizimle birlikte olmak istemiyor; oysa biz onlara bizi de içinize alın diye [...]

Anayasamı İstiyorum.

  Bir avuç demokrat  bilim adamıyla hukukçunun  oluşturdu bir sivil  girişim,  1982 Anayasa’sının  değiştirilmesi  için çalışıyor.  Toplantı ve yayımlar yapılarak  bu düşencinin toplumun tüm kesimlerine yayılması ve oradan da Meclisimizi etkilemesini isteniyor.  Anayasamız, 12 eylül  döneminde  Danışma Meclisince yapılmış bir Anayasadır.  Gerçi onayını  halktan almış görünmektedir ama onu,  başında  Netekim Paşanın bulunduğu generallerin onayladığı unutulmamalı. Tabii tüm  bunlar,  Anayasanın bir askeri yönetimce gerçekleştirildiğini ortaya koyuyor.          Bir sivil anayasaya ihtiyaç vardır. Bu ihtiyaç [...]

AB’yi Daha Az Konuşur Olduk!

 Birkaç Aydır AB’yi daha az konuşmayı seçmiş gibiyiz. Oysa  bu konuyu  17 Aralık öncesine göre daha çok konuşmamız ve tartışmamız gerekiyor. Bu düşüncemizin gerekçeleri arasında şunlar, en ön sırada yer alıyorlar:   AB,  insan hakları, hukuk ve ekonomi ya da zenginleşme  alanları üzerinde  kurulmuş. İnsan hakları hep ve her durumda öne çıkarılarak toplumun değil, bireyin  hak ve özgürlüğünün  yaşama geçirilmesi amaçlanıyor. Bu [...]

AB Görüşmelerini değil, semranım’ı izlemek

17 Aralık 2004  akşamı  Türkiye, Cumhuriyetin kurulmasından sonra kırk yıldır, Osmanlı zamanından alındığında ise  200 yıldır,  yüzünü döndürdüğü  Batı’ya/Avrupa’ya  girmek üzere  görüşme tarihi  almanın  sıkı mücadelesini verdi. O gece  Türkiye’de  halk tv’lere çakılıp kaldı. Eh, 200 yıldır beklediğimiz  Batı’ya/Avrupa’ya dahil olmak üzere kesin bir tarih alınmasının  halk tarafından  merak edilmesi kadar doğal olan ne olabalirdi  değil mi?   Hiç de öyle olmadı!… O gece tv’lere çakılan halk,  Semranım ile Sinem’in  kavgalarının son [...]