Muhsin Şener Rotating Header Image

Boş Olan Hoş Olmayan Görsellikler

Tv programlarının  içinde dikkat çekecek denli  ilginç gelen programlar var.

Bunların bir bölümü iyi ile kötünün karşılaşmasından oluşan olayları içeriyor.

Bir bölümü ise  mafyöz ilişkileri işlemektedir.

Bu iki alan tv programlarının çoğunu  kapsıyor.

 

Yaşamda  iyi ile kötünün  birbiriyle ilişkilerini işleyen ve sonuçta bir ders veren  bu programlar  insanları yönlendirmek ve istenilen düşünce çevresinde toplamak için  oluşturuluyorlar. Tabii dayandıkları bir felsefe ve bir  ideoloji  de vardır.

O felsefeyi  benimsetmek ve  giderek bir ideoloji haline getirmektir  amaç.

 

Bu programlar, kimi insanların başlarından geçen ve açıklayamadıkları  ilişkileri içeren  olayları  mektuplara dökerek  kimi yazarlara bildirmeleri üzerine  hazırlanan ya da bu durumları araştıran kişilerce  hazırlanmaktadırlar.

 

Öykü edebiyatında böyle konuları işleyen   çok sayıda  klasik kuruluşta öykü vardır. Tabii bu öyküler kurmacadırlar ve  gerçeklikleri yoktur. Bunlar da işlenerek bir tv programı haline getirilmektedir.

 

 

Böyle programların  2004 yılı içinde, özellikile de ramazan ayında   çoğalması  bir tesadüf müdür? Bilemiyorum…

Ne ki, bu programlarda  her zaman  mutlaka bir mağdurun bulunması  esastır.

Her zaman ve koşulda, o mağdurun yanında yer alınmıştır/alınmaktadır.

İyi ile kötünün ilişkileri,  mağdurun  iyi olduğu varsayımından hareket edilerek  iyinin zaferiyle sonuçlandırılmaktadır.

 

Sayın Tayyip ERDOĞAN’ın uğradığı  mağduriyetin ardından, iktidara getirilerek   ödüllendirilmesiyle  bir paralellik kuruluyor.

Öte yandan iyi kötü diyalektiği üzerinden, iyinin Tanrı tarafından ödüllendirilmesiyle iyi kötü ilişkisinin  dinsel bir  tabana oturtma gayreti de açıktır.

 

Açıklanan bu formun  benzer tüm programlarda  kullanılıyor.

 

Tv programlarında  açıklanmaya çaalışılan bu ve benzeri ilişkilerin ele alınması ve işlenmesi, hukukun ve insan haklarının tanımladığı 21.yy’da kimsenin hakkı olmamalı; hele onlar üzerinden  kimi siyasal,kimi inançsal, kimi ideolojik  amaçlar ve yararlar sağlanmaya çalışılması  hiçbir biçimde geçerlilik kazanamaz/ kazanmamalıdır.

 

 

Mafyöz ilişkilerini işleyen programlar ise,  tabancalı bıcaklı ve çokça ölme öldürmenin gerçekleştirildiği programlar.

Sanki kan oluk gibi akıyor bu programlarda.

Maefyöz ilişkiler yasa dışı ilişkilerdir.

Orada mağdurun ya da iyinin falan herhangibir anlamı yoktur. Orada salt güçlü olanın öne çıkarılması ve onun ödüllenmesi söz konusudur. Güçlülük/güçlü olmak ise, salt silaha dayanır. Çok para kazanabilmek için alın teri gerekli değildir; çok çalışmak hiç önemli değildir…

Önemli olan  güçtür.  O da silahla sağlanır. Kimin silahı güçlüyse o kazanır. Kazanmak için ölmek, öldürmek, kanunsuzluk, uyuşturucu  vb. vb… her türlü yol geçerlidir.

 

Toplumun önemli bir bölümünün severek izlediği bu programlar,  tutunmaları  ve yaygınlıkları  kadar  toplumsal bir  durumu da açık olarak ortaya koyuyor: mafya ilişkileri  beğenilerek izleniyor ve tabii tasvip ediliyor.

Çünkü   üretim yetersizdir; tüketim dengeli  değildir.

Adalet  gerçekleşemiyor. O zaman i  gücü olan kazanıyor. Gücü olan  yasalmış gibi  onanıyor.

 

Bu uygun bulma ve  onama  durumu  yaygınlık kazandıkça,  toplum daha çok adaletsiz bir toplum haline geliyor.

 

Bu ilişki biçemidir, mafya ilişkilerini işleyen programlardaki konular.

O ilişkileri işlemenin  hangi yararından söz edeceksiniz?

 

İyi ile kötünün ilişkilerini gündeme getiren programlar yaparak,  iyinin yanında olunduğunu  bir an için kabul edelim;

haksızlığı ve yasa tanımazlığı; ölmeyi ve öldürmeyi, tabancayı bıçağı öne çıkaran mafyöz ilişkelerini işleyen  programlar neyin nesi?

Hani iyinin yanında olunuyordu?

Ölmek ve öldürmeyi  geçerli sayan bu ilişkilerle mi iyinin yanında olunacak?

 

Girmeğe çalıştığımız AB önce  bir hukuk düzeni ve bir hukuk egemenliğidir.

 

21.yy’da böyle  boş ve hoş olmayan görselliklere zaman harcamayın.

 

 

 

SORGUN POSTASI GAZETESİ İLE İLGİLİ  ÖNERİLER

 

 

Gazetenin  mizampajı (sayfa biçimlendirilmesi) ve düzeni ile ilgili öneriler aşağıya çıkarılmıştır:

 

1.  Yazarların adları ve   fotoğrafları birinci sayfada  mutlaka verilecekse, bunun örneğin Radikal         gazetesinin yaptığı gibi, birinci sayfada,sol kenarda yukarıdan aşağıya doğru bir ince sütun halinde  fotoğraf ve altında yazarın ve adı soyadı; yazının başlığı yazılarak ve gazetenin ancak yarısını kaplayabilecek büyüklükteki puntolarla  verilmesi daha iyi olur sanıyorum.

Yoksa,gazetenin ilk sayfasının yarısı bu amaçla kullanılmış ve heder edilmiş oluyor.

 

2.      Yazıların çok sıkıştırılmaması; sığmıyorsa bir sonraki sayıya aktarılması; o da olamıyors küçük puntolarla verilmesi uygun olur.

3.      Yazıları, aynı sayfada vermekten  vazgeçilerek, gazetenin tüm sayfalarına yaymak  yerinde olacaktır. Çünkü, gazetenin  işlevi habeer vermektir ve haberler yazarların yazılarından geriye kalan yerlere serpilebilmektedir. Oysa  haberler esastır, yazılar ise sonra gelmiş olmalıdır.

Önerilen biçim uygulanabilirse  gazetenin tüm sayfaları  eşit derecede kullanılabilecektir ve          daha işe yarar olacaktır.

4.      Gazetenin birinci sayfasında bir karikatür  konulması iyi olur. Büyüklük küçüklük çok önemli değil.

5.      Gazetenin  adı ve başvuru adres ve telefonlarını içeren  iç sayfalaradan birinin altındaki  kutu kaldırılmalı, içerdiği bilgiler  son sayfanın üst bölümüne 3-4 cm. genişliğindeki yatay bir şerit içine alınmalı ve mümkünse renkli yazılmalıdır. Çok iyi olur.

6.      Her türlü resmin renkli olması  mümkün müdür bilmiyorum? Mümkünse hiç beklenmemelidir.

7.      Gazeteye gönderilen her türlü yazının  yayımlanması gerekmez. O nedenle bu yazıların gözden geçirilmesi ve öyle yayımlanmasında yarar olduğu  önemli bir gerçektir. Takdir sizindir. Bu konuda  hukukçuların  ve bu işten anlayanların yardımı  alınabilir.

 

Başarı dileklerimi yolluyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>