Muhsin Şener Rotating Header Image

Şiiri Yenibaştan Düşünmek Şiiri Yenibaştan Kurmak – 6

 

Şiirin yenibaştan düşünülmesi ve yenibaştan kurulması sırasında, Gilles Deleuze’ün alana ışık tutan  felsefî yaklaşımlarını görmezden gelemeyiz..

 

Önce bir ana ilkeden söz etmeliyiz:

deleuze, bilginin icat etme ve yaratma olanağı  verdiğini; bu yolla  yaşamı dönüştürme gibi  insanı var edecek  olan bir eylemin gerçekleşeceğini  söylüyor.

 

Şiir, önce bu ana ilke çevresinde  hemen kendine  bir yatak buluyor.

Bu deleuze’cü yaklaşımla, şiirin temel özelliği olan  şiiri yeniden düşünerek kurma yaklaşımını  açıklamak olanak kazanıyor.

Dünyayı ve ilişkileri yepyeni bir açıdan görebilmenin düşünsel olanaklarına eğilmiş bulunuyor deleuze.

 

İnsanın dış dünyasının kendi deneyimlerinden üretilmiş bir kurmaca olduğunu söylüyor deleuze.

 

Şiirin, kendine özgülüğü,  bu felsefî yaklaşıma bağlandığında daha  bir güven veriyor.

 

Oluş, deleuze’cü felsefenin temel kavramlarından biridir.

insanın yaşamını, kendi deneyimleriyle kendi kendine kurması ve böylece yeni ve ötekilere benzemeyen birinin  ortaya çıkışı böyle bir oluştur.

 

Deleuze’cü oluşun  nüanslı ve  katmanlı bir anlamı vardır.

Oluş böyle bir özellik taşıyor. Bu yaklaşım biçimi, söz dağarının yenibaştan kurulmasına, en azından  anlam çeşitliğine olanaklar sağlamasına yardım ediyor.

 

Şiirin tümünün ya da her dizesinin her okunuşunda, yeni ve değişik anlamlara doğru kanatlandırması  bu deleuze’cü düşünceyle açıklık kazanıyor.

 

Ne ki bu yaklaşım, deleuze’nin okunmasının zorluğuna da işaret ediyor. Yaşamın karmaşasını da yansıtan  bu yaklaşımın  doğruluğuna  dolaylı olarak vurgu yapılıyor. Yaşamın her alanı  sürekli olarak yenileniyor ve değişip dönüşüyor.

 

Yaşamın, sürekli olarak değişip dönüşen  ve böylece çoğalan bir bağlantılar bütünü olduğunu  görmek gerekir. Bu yaklaşım,  bir benliğe ya da daha genel  bakılacak olursa, bir yasaya bağlı olmayan;  akan ve aktıkça gelişen, değişen bir  oluşa ulaşır.

 

Böylece bir  yeni  yaklaşım ve bir yeni  dışa vurum oluşur.

 

Yaşama böyle yaklaşan bir  anlayışın  şiiri, hem özü hem de  biçimi bakımından  yepyeni ve hiç görülmemişi getiriyor.

Ücra’cıların  şiire yaklaşımlarında ve şiirlerinde  bu yolu seçtiklerini görüyoruz. Onun içindir ki şiirleri önce tedirginlik yaratıyor.

Dayanakları bilinmediği için tedirginlik yaratıyor.

 

Yaşamı, gelişen ve dönüşen; dönüştükçe de değişen bir süreç olarak algılayan bu yaklaşımın şiiri de  değişen ve dönüşen; o dönüşmüş haliyle de yeni anlam katmanları sunan bir  şiir olarak çıkıyor karşımıza.

 

Deleuze  simulakra’nın,  ardında hiçbir dayanağı ya da yaslanacağı olmayan  kendi başlarına görüntüler olduğunu söylüyor. Bu yaklaşım biçimi, yenibaştan düşünülmeğe çalışılan  ve yenibaştan kurulan şiirin  sözcüklerden oluşan görünüşlerinin,  dünyanın bir tür görüngüleri olduğunu ve bunların  dünyayı algılamak ve yorumlamak için  çok uygun ve çok doğru imgeler olduğunu  söyleyebilme olanağı veriyor.

 

Bu imgelerle kurulan her yeniliğin  yeni bir dünya demek olduğu; böylece yeni ve taze bir  şiir oluşturma olanağının ele geçirilebildiği söylenebiliyor.

 

Deleuze’e yaslanan bu  yaklaşım biçiminin  sonuçta, şiir için durağan olmayan,  değiştirici ve dönüştürücü; giderek de bu yönde  kışkırtıcı birçok sorunun sorulmasına olanak sağladığı ortaya çıkıyor.

Bu soruların  şiiri  ileriye doğru taşıyacağı apaçıktır.

 

Deleuze’cü yaklaşımdan sonra şiirin yenibaştan düşünülmesini ve yenibaştan kurulmasını daha  doğru olarak anlayabileceğimizi sanıyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>