Muhsin Şener Rotating Header Image

Şiiri Yenibaştan Düşünmek Şiiri Yenibaştan Kurmak – 4

 

 

heves’in vı. sayısında  şiirin  yenibaştan düşünülmesi ve yenibaştan  kurulması bağlamındaki yazılardan  biri de  utku özmakas’a ait şiirsel algı başlığını taşıyor.

yazıda ele alınması gereken kimi noktalar üzerinde durmak istiyorum:

 

  • “şiirsel dilin genel düzeyde gündelik dili kıran  bir dil olmasının yanı sıra  dilin olumsallığı bağlamında  richard rorty’den pas alarak söylersek   daha kullanışlı metaforlar  yaratma işidir.”

 

şiir dilinin, “kullanışlılık” ölçütüne vurulmasının  önerildiği  bu  düşünce,  rorty’e ait değildir. Dilin, rorty’nin “olumsallık” kavramının karşıtı/karşıtlıkları bağlamında kullanılmasından söz ediliyor. Alıntıdaki  “ rorty’den pas alarak söylersek” yan tümcesi sözün özmakas’a ait olduğunu gösteriyor..

 

şiir, kullanmalık bir metin olmadı ve olmamalı…

şiire böyle bir  işlev yüklemeğe kalkılacak olursa, şiirin  her kullanma yerine ve zamanına göre  bir ömrü ve işlevi olur ve orada biter.

 

Şiir her okunduğunda yeni ufuklara ve dünyalara kapı açabilir mi  böyle bir işlevle görevlendiğinde.

 

“kullanışlı metafor” ne demektir?

 

“metafor” terimi,  türkçede eğretileme terimi ile karşılanıyor. osmanlıca istiare deniyor. istiare, ödünç  alma demektir.

 

metafor yunanca  meta: öte, phoros: aktarma olmak üzere  öte, öteye aktarma gibi bir anlama geliyor.

 

y a ğ m u r l u  b a h ç e m, boynu güzelim anla beni

                                                              (orhan  alkaya)

dizesinde  “yağmurlu bahçem” grubu bir metafordur.

yağmurlu bahçe’ye benzeyen, açık olarak verilmemiştir.  Ancak, onun kim  olduğu hemen anlaşılıyor. sevgilisi için kullanıyor bu   tek öğeli benzetmeyi, metaforu.

 

şimdi, bu  metaforu kullanışlılık ölçütüne vurmaya kalkışırsak, neyin kullanışlılığı, ne için kullanışlılık olacaktır bu, bana söyleyebilir misiniz?

 

yani yağmur ve bahçe sözcüklerine giydirilmiş olan bu elbise, bu sözcüklerin  birlikteliğine  çok mu yakışıyor demektir bu?

eğer öyle ise,  bu iki sözcüğün en  verimli kullanıldıkları yer midir bu yer?

 

sözcükler için böyle tanımlamalar ve kategorileştirmeler yapılabilir mi sanıyorsunuz?

daha uzatmayalım…

 

şiir dili için böyle bir tanımlama yapılamaz!…

 

  • özmakas, kullanışlılık  kavramının,  “farklı algılamak ya da algıladığını daha farklı yazmak” gibi bir  ölçütü olduğunu söylüyor.

 

oysa farklı algılamak, kullanışlılıkla  ilişkili değildir.

farklı algılayan kişi, örneğin şair, algıladığı hammaddede, herkesin bulduğundan ve gördüğünden başka bir şeyler bulur ve görür.

Onlar,  yeni bir dünyayı oluştururlar. şairin kendi algısındaki dünyadır, şairin dünyası.

 

farklı algılamak, önce  farklı yaratılmayı gerektirir.

rimbauld,  bu farklı yaratılmaya  ermişlik diyordu. Kavramın, dinsel anlamda kullanılan ermişlikle ilişkisi yoktur. öyle bir ilişki kurulması doğru da değildir.

 

laleliden  dünyaya doğru giden bir tramvaydayız

birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun

ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez

sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor

bütün kara parçalarında

                                                    afrika dahil

                                     (üvercinka/ cemal süreya)

 

dizelerinde  c.süreya, sevgiyi ve onun yaşama ve insana yansımasını  ne kadar somut bir biçimde  ve yine ne kadar farklı olarak algılıyor…

insan yüreğini etkileyen  bir şeyin ( gülme, hareket etme, dokunma, öpüşme, koklaşma vb.vb…) insanın tüm varlığında  sevme-sevişme  arzusunu ayaklandırdığını ve insanı saran ve kavrayan bu ortamın,  tüm  kara parçalarını  hatta afrika’yı bile bu sevme sevişme arzusuyla  kasıp kavurmaya başladığını  algılıyor.

 

şimdi dünya,  bu sevme sevişme arzusu içinde yanıp tutuşurken, insanın başka  bir şeyi düşünmesi  ve onunla ilgilenmesi olası görünmüyor.

 

c.süreya’nın bu dizeler içinde ortaya getirdiği dünyanın algılanması, tüm öteki sevme sevişme arzu ve isteğini anlatan şiir ya da metinlerdeki algılamadan,  çok ayrı ve salt bu şaire özgü bir  yeni dünyayı getirmektedir.

buradaki algılamanın yeni  ve değişik oluşu,  şairin   bu farklı durumun daha kullanışlı bulmasından değil, kendine özgü bir algılama biçimi olmasından ötürüdür.

 

hemen bunun arkasından,  bu algılamaya uygun bir  dil ile  bu hammaddenin ortaya konulması gerekiyor..

o dil de yeni ve değişik olmak durumundadır.

bu, yeni algı ve onunla somutlaşan yeni dünya ve onun ortaya konulmasında kullanılan dilin, herkes için kullanışlı olduğunu söylemek mümkün müdür?

 

ya da bu hammaddenin  ortaya konulmasında, en kullanışlı algılamanın ve en kullanışlı dilin c.süreya’nın dili olduğu gibi bir yargıya varılabilir mi?

 

şiirde ne algılama biçimi ne de dil, kullanışlılık ölçütü ile değerlendirilmemelidir.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>