ücra’cıların şiirleriyle şiir çevresindeki düşüncelerini irdelemeyi sürdürüyorum:
ücra’da yayımlanan şiirlerin hemen tümü, anlamsız olarak adlandırılacak şiirler. bu anlam kavramı üzerinde biraz durmak istiyorum.
arda denkel anlamın kökenleri’nde,[1] anlamlılığın koşullarını şöyle sıralıyor:
1. anlam bir kişiden öbürüne değişmemelidir (agy.s.112).
2. (x) gibi bir söylenim, kendisi ile (r ) arasında doğal veya uzlaşımsal bir ilişki olmadıkça (r ) anlamını taşıyamaz (agy., s.128).
3. (x) gibi bir söylenim, dinleyene (okuyana) yabancı olmayan bir ortamda yer almadıkça, (r) gibi bir anlam taşıyamaz (agy.,s. 129).
anlamlılığın bu ilkelerinin her birini, şiir bağlamında düşündüğümüzde şu sonuçlara ulaşıyoruz:
anlamlılığın birinci ilkesine göre, her okuyanın şiirden aynı anlamı çıkarması gerekecektir.
şiir için böyle bir durum söz konusu olamaz. şiir, her okuyan bir yana, her okunuşunda ayrı ve değişik anlamların sezildiği bir yazınsal ürün…eğer böyle değilse o şiir, okunur okunmaz biter. öyle şiirlerin kullanmalık şiirler olarak yaşamımızda bir yeri olabilir ancak.
iyi ki şiiri böyle anlamıyoruz…
ikinci ilke açısından bakıldığında, anlamlılığın oluşabilmesi ancak, aralarında doğallıktan ya da uzlaşımsallıktan oluşan bir ilişki alanına gereksinim vardır. anlamları birbirine yakın sözcüklerin oluşturabileceği bir düzgü ile ancak şiir kurabileceksiniz demektir bu ki, böyle bir şey şiir için söz konusu bile edilemez.
anlam ilişkisi bulunan sözcüklerin oluşturduğu düzgünün, bir an için şiir olarak benimsendiği kabul edilse bile, ‘bir şeyler söylemek’ için şiir yazmak, en azından şiirlik ile çelişmektedir.
anlamlılık ancak, şiiri okuyanın ya da dinleyenin yabancısı olmadığı bir ortamda oluşabilecekse şiir eğer, okuyanın ya da dinleyenin içinde bulunduğu durum saptandıktan sonra, o duruma uygun şiirin kurulması gerekecektir. böyle bir şey ise saçma olurdu!…
şiir bağlamında anlamlılığın koşullarını yaşama geçirmek görüleceği gibi şiirlikle ilişkilendirilemiyor.
buradan ulaşılan sonuç;
şiirin anlamla ilişkilendirilmesinin ona bir katkısı olmayacağıdır.
çünkü şiir, anlam bağlamı içinde düşünüldüğünde şiirliğinden çok şey yitirebiliyor.
bu, şiirin anlamsızlık demek olduğunu göstermiyor tabii.
şiir sözcüklerle yazıldığına göre, o sözcüklerin şiir dizgesinde birbirleriyle olan anlam ilişkisi kendiliğinden kurulabildiği gibi böyle bir ilişki oluşmaması için çaba harcanmış bile olsa, yine de dizgede anlam adacıkları oluşabiliyor.
anlamlılığı önlemenin hiçbir yararı yoktur.
ücra’cılar, anlamın bu yapısal özelliğinden ötürü onun şiir dizgesinde oluşmaması için çaba harcıyorlar. bunu gerçekleştirirken estetiğin anlama değil, biçime yüklenerek şiirleşmesini gerçekleştirmeleri gerekiyor. bunu yapabiliyorlar mı ona bakacağız.