Muhsin Şener Rotating Header Image

Şiir Tartışılmış mı Oluyor ?

 

Kültür  Bakanı  “şiir azgelişmiş, roman  gelişmiş ülkelerde olur” buyurmuş…

 

Roman ve şiirin, böyle bir bakıştan değerlendiğine hiç tanık olmamıştım.  Sayın Koç’un  konuşma biçemi hiç ‘tanıdık bir biçem’ değil. Bu tümceler böyle bir biçemin kapsamı içinde değerlendirilebilir mi?

 

Roman, gelişmişlik düzeyi ile ilişkili olabilir mi ?

Gelişmişlik, önce ekonomi ile ilişkilendiriliyor. Ulusal gelir, kişi başına düşen ulusal gelir ve bu gelirin dağılımı kavramları akla geliyor.

 

Bu noktadan bakıldığında Türkiye’de  kişi başına ulusal gelirin 4000 doların üstüne yeni ulaştığını görüyoruz. Ulusal gelir ise, henüz 300 milyar dolar düzeyine ulaşmış bulunuyor.

Ortalama  gelir düzeyi böyle görünüyor kâğıt üzerinde ama  gelirin dağılımı gerçekten çok perişan durumdadır. En alt gelir grubunda bulunan, yani  günlük kazancı 1 dolar ve altında olan  insanların sayısı  nüfusun 1/5’ini aşıyor.

Bu, çok önemli bir durumdur.

 

 

Eğitim  açısından henüz  ilkokul  4. sınıftan terk düzeyini atlamış değildir Türkiye. Orta ve yüksek öğretim görmüş olanların bilgibilim (epistemoloji) açısından  değişim ve dönüşüm karşısındaki tutumu, eğitimin  o beyinlere hiçbir ışık yakmadığını  açıkça gösteriyor. Hala milliyetçi sloganlar ve tutumlar çerçevesinde dünyayı ve yaşamı kavramayı  sürdürmekte hiçbir sakınca görmemek, değişen dünyaya gözlerini ve kulaklarını tıkamaktan başka nedir ki?

Tüm dünya, küreselleşmenin gerekleri  doğrultusunda  koşarken,  AB kapısına kadar gelen Türkiye, oradan dönebildiği zaman sanki bayram yapacakmış izlenimini giderek yaygınlaştırıyor…

İşte bu görünüm,  halkın eğitimli olduğu sanılan kesiminde de alınan eğitimin ve öğrenilen bilginin ve bakış açılarının  insanımızın bilincinde  yeterli düzeyde  bir değişiklik yapamadığını gösteriyor.

 

Bir başka gösterge,  çağdaş dünyanın  değil  geleneksel  kültür verilerinin  işletilmesine özel önem vermemizdir. Bu,  içimize kapanmayı hızlandırıyor.

 

Bu tablo Türkiye’nin gelişmiş bir ülke olmadığını gösteriyor. Gelişme yolunda bir ülkedir Türkiye en iyi niyetle bakacak olursanız.

 

Oysa roman, özellikle bu yıl  çok yazıldı. Şimdi Türkiye gelişmiş mi oldu?

 

Galiba, romanın sanayi devriminden sonra ortaya çıkan bir ürün olduğu bilgisi  bir şeylerle karıştırıldı?

Romanın sanayi devrimi sonrası  ürünü olması  onun, gelişmişlik düzeyini de gösterir sanılıyor. Oysa sanayi devrimi sonrası  romanın  ortaya çıkması,  insan ilişkilerindeki  karmaşanın hem derinlik hem de çeşitlilik kazanmasına dayanıyordu.  Roman bu insanî karmaşanın  derinliğine  çözümlemelerinin yapılması  görevini yüklenmekteydi artık.

Buna ihtiyaç vardı.

 

Şiir, nasıl olup ta gelişmemişlik düzeyinin bir ürünü olabiliyor?

Tahsin Yücel’in sözleriyle “edebiyatı bilmeyen biri bunu söyler” demek geçiyor içimden!

Çünkü şiir,  dilin balı olarak geliyor. Geleneksellik içinde  bile şiir dili en üst düzeyde  derinlikli olarak kullanma  becerisini isteyen bir alan. Dilin çok iyi düzeyde kullanılması bir  gelişmişlik düzeyi olarak algılanmıyor Sayın Bakan tarafından her halde?

Dünyanın ve yaşamın, herkesten  ayrı ve değişik bir yaklaşımla  algılanıp kavranması, bir gelişmişlik düzeyi olmuyor mu?

Yoksa şiiri  kimi sözcükleri yan yana getirerek  onları yüksek sesle ve duygulu bir biçimde  söylemek şiir için yeter mi sanılıyor?

 

Şiirin,  simgesel bir dil olduğu gerçeğinde buluşmanın bile önemli bir düzeyi işaret ettiğini nasıl unutabiliriz?

 

Umalım ki  bir dil sürçmesi olsun Kültür Bakanı  Sayın Koç’un bu sözleri!…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>