CHP’nin İstanbul\ Şişli Belediye Başkanı Sarıgül ile Genel Başkan arasındaki sürtüşme, Belediye Başkanını yemek için kurultay toplamaya kadar gelip dayandı…
Partinin, bölük pörçük bir görüntü verdiği basında yer alıyor.
Sarıgül’ü tutanların;
bu genel başkanla olmaz diyenlerin;
olağan kongreye kadar geçici bir genel başkanın partiyi selamete çıkaracağını ileri sürenlerin;
olduğu falan söylenip yazılıyor.
Bu söylentilerle birlikte, Sayın Livaneli’nin, Sayın Derviş’in falan adları da geçiyor…
CHP’nin yine bölüneceği söyleniyor.
Cumhuriyeti kuran CHP’nin, elli yıldır bir türlü iktidar olamamış CHP’nin son durumu böyle bir görünüm veriyor…
Genel Başkanın değişmiyeceği güçlü bir olasılıktır.
Bu durum, CHP’nin içindeki kaynamayı durdurabilecek midir?
Hiç sanmıyorum…
CHP bugün, devletin yanında ve onu koruyan, kollayan bir konumda bulunuyor.
Kime karşı?..
Tabii halka karşı…
Bir sosysl demortat partide böyle şey olabilir mi?
Halk, örneğin AB’ye girmek isterken parti, kimi gerekçelerle buna karşı çıkıyor.
Halk bir yanda parti öteki yanda duruyor.
Avrupa’da Türkiyenin üyeliğini destekleyen sosyal demokrat ve yeşil partilerle CHP’nin ters düştüğü ifade ediliyor. Bu çevreler CHP ile ilişki kuramayınca AKP’e yönelmişlerdir.
Doğal olarak CHP ile ittifak etmeleri mümkün olamamıştır!…
CHP milliyetçi fren olma görevini üstlenmiş görünmektedir.
Bu durum onun, hem kuruluş felsefesine hem de sosyal demokratlık tanımına taban tabana karşıt bir durumdur.
Parti, Annan Planı’nın Kıbrısı satmak olduğunu ileri sürerek, Denktaş’ın safında yer almayı seçti.
Denktaş halen, ‘silahlı direnme yaparız’ diyor!…
CHP, onun yanında yer alarak sanki çılgınlığı seçmiştir!…
21.yy, bireyin öne çıkarldığı bir yy.
Oysa CHP bireyi değil, Devleti koruyor ve kendine böyle bir misyon seçmiş görünüyor. Bu görüntü partinin çağdaşlığını gölgeliyor. Onu, milliyetçilerle yanyana gösteriyor…
Kendisi, ne kadar sosyal demokratız dese de bu böyle…
Sosyal demokrat olanlar yurtseverdirler, milliyetçi değil.
Devleti koruma ve kollama refleksinden kurtularak kendine yenilenme ve çağdaşlaşma vizyonu kazandıramazsa eğer parti eriyecektir.
Tabii yeri mutlaka dolacaktır.
CHP’nin önümüzdeki kurultayı, yenilenme ve değişme kurultayı olur diye bekleyen geniş bir kesim bulunduğu unutulmamalı…