Ana Sayfa
Niye...Niçin...Neden
Aforizmalar
Eleştiri Yazıları
Eğitim Yazıları
Siyaset Yazıları
Yapıtlar
Görüşler

 

   
  CUMHURİYET VE DEMOKRASİ
 

Son olaylar laiklik bağlamında, cumhuriyet ile demokrasi kavramlarını yeniden ve yeniden düşünmek ve bu kavramların salt kağıt üzerinde değil, insanlarımızın z i h n i y e t y a p ı l a r ı n d a bir derinlik kazanması gerektiğini çok etkili bir biçimde gösterdi

   
  3 EKİM`LE GELEN
 

AB’ye giriş görüşmeleri, 17 Aralık 2004 tarihinde saptanan 3 Ekim 2005 günü başladı. Atatürk’ün “ muasır medeniyet seviyesi” (çağdaş uygarlık düzeyi) olarak tanımladığı Avrupa kapısından içeri adımımızı atmış bulunuyoruz.

   
  3 KASIM SEÇİMLERİ VE AB
 

3 kasım seçimleri Türkiye’nin 21.yy’da gerçekleştirdiği ilk seçim. Türkiye’nin, 21. yüzyıla gelirken içinden geçtiği yüzyılların gereklerini yerine getirmemiş olması ve tabii yeni yüzyılın gerekleri büyük sorumluluklar yüklüyor sırtına. Geleneksel ve tarihsel geçmişinin dayattıkları bir yana...

   
  AB ALGISI
 

Aydan Güllerce, 2.5.2005 tarihli Radikal İki’deki yazısında: “ Türkiye’de egemen siyaset anlayışı, demokratik AB projesinin, çok uluslu ve çok katmanlı bir grup dinamiği olduğunu bir türlü anlamadı” diyordu.

   
  AVRUPALI OLMAK BAĞLAMINDA
 

Bugün 17 aralık 2004... Avrupa Birliği’ne katılma görüşmelerinin başlayacağı tarih saptanacak bugün. Ben heyecan duyuyorum!...

   
  AB`Yİ DAHA AZ KOMUŞUR OLDUK
 

Birkaç Aydır AB’yi daha az konuşmayı seçmiş gibiyiz. Oysa bu konuyu 17 Aralık öncesine göre daha çok konuşmamız ve tartışmamız gerekiyor. Bu düşüncemizin gerekçeleri arasında şunlar, en ön sırada yer alıyorlar:

   
  DEĞİŞİM DÖNÜŞÜM DERKEN - AİHM KARARI
 

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, bir mağdur öğrencinin açtığı davayı sonuçlandırarak üniversitelerdeki türban yasağı uygulamasının insan hakları ihlâli olmadığına karar verdi. Bu kişinin üniversiteye türbanla girmek istemesinde haklı olduğunu kabul etmediğini mahkeme, bu kararı ile ortaya koymuş oluyor.

   
  DEĞİŞİM, DÖNÜŞÜM ZİHNİYET VE DİĞERLERİ
 

2005, AB ile ilişkiler ve AB’ye girebilme konusunda yapılan değişiklikler ve ilerde gerçekleşmesi umulan kimi değişim ve dönüşümler için tartışmalarla geçti.

   
  DEĞİŞİM DÖNÜŞÜM DERKEN - 3 EKİM 2005
 

AB ile görüşmelerin 3 Ekim 2005 günü başlamasına karar verildi ve O. Rehn’in hemen Ankara’yı ziyareti ile birlikte görüşmeler başlamış bulunuyor.

   
  DEĞİŞİMİ KİM YAPACAK?
 

2003 ÖSS sonuçlarında sınava girenlerin 40.500’ü sıfır aldığı; 2004 ÖSS sonucunda 32 177 öğrenci sıfır çektiği; 2005 ÖSS sonucunda ise, 1900 okul birincisinin hiçbir programa giremediği; Lise mezunlarının % 24 üniversiteli olmaya başarırken % 76 sı ise hiç bir programa yerleşemediği anlaşılmaktadır. (Hürriyet ve Radikal Gazeteleri İnternet Arşivleri)

   
  DEVLETİN SIRASINA OTURAN ÇOCUKLAR
 

Kimi öğrencilerin yeni öğretim yılına başlarken “Devletin sırasına” oturmak durumunda kaldıklarını basında hayretle okuduk!...

   
  DİN, ELDEN GİDİYOR MU?
 

Sayın Rahşan Ecevit, “Din elden gidiyor!” demiş…

   
  3 EKİM 2005 / 1
 

17-18 Aralık 2004 günlerinde AB’ye girme görüşmeleri için kesin tarih saptandı. 3 Ekim 2005... Bu tarihin alınması çok önemli bir aşamaydı ve bu aşama geçilmiştir. Bu tarih, AB’ye girmek üzere resmi işlemlerin başlayacağı tarihtir.

   
  ETKİN MUHALEFET
 

Modern dünyada siyasal alanın, siyaset/ yönetim/ siyasa arasındaki ilişkileri içerdiğini söylüyor Fuat Keyman (Radikal İKİ,4.12.2005,Türkiye, Sol ve Gelecek).

   
  EZBER BOZULMAMALI
 

Gazetelerde “Türk kamuoyunun ABD’ye ve Amerikalılara Bakışı” konusunda, Koç Holding’in sponsorluğunu üstlendiği, Arı Hareketi tarafından, 15 İlde, 18 yaşın üstündeki 1244 kişi ile yapılan bir anketin sonuçları yayımlanmış bulunuyor. ABD ile Türkiye arasındaki ilişkilerin değerlendirildiği ve önemli sayılabilecek sonuçların ortaya çıktığı bu araştırma üzerinde durulması gerektiğini düşünüyorum.

   
  BOŞ VE HOŞ GÖRSELLİKLER
 

Tv’ler bayram neşesini galiba sürekli hale getirmiş bulunuyorlar. Baksanıza hangi kanalı açsanız ya bir türkü programı var ya da bir eğlence programı. Halk ekranda türküler şarkılar söyleyerek hem eğleniyor hem de oynuyor.

   
  BOŞ OLAN HOŞ OLMAYAN GÖRSELLİKLER
 

Tv programlarının içinde dikkat çekecek denli ilginç gelen programlar var. Bunların bir bölümü iyi ile kötünün karşılaşmasından oluşan olayları içeriyor. Bir bölümü ise mafyöz ilişkileri işlemektedir. Bu iki alan tv programlarının çoğunu kapsıyor.

   
  AB BAŞ MÜZAKERECİLERİYLE...
 

M..Ali Birand, CNN Türk TV’de AB’ye girmiş bulunan ülkelerin baş müzakerecileriyle ayrı ayrı görüşmeler yaptı.

   
  SEÇENEKLER SUNMAK - I
 

Erkan Mumcu istifasının ardından yaptığı açıklamada, seçeneksiz gibi görünen bu ortamda millete seçenekler sunmak görevinden söz ediyor.

   
  SEÇENEKLER SUNMAK - II
 

Türkiye’nin bugünkü siyasal durumu karşısında ‘seçenekler sunmak’ tan söz ediyorduk.

   
  ANAYASAMI İSTİYORUM
 

Bir avuç demokrat bilim adamıyla hukukçunun oluşturdu bir sivil girişim, 1982 Anayasa’sının değiştirilmesi için çalışıyor. Toplantı ve yayımlar yapılarak bu düşencinin toplumun tüm kesimlerine yayılması ve oradan da Meclisimizi etkilemesini isteniyor.

   
  3 KASIM SEÇİMLERİ VE AKP
 

akp iktidarı ırak sorunu karşısında çok ilgi çekici bir yol izledi. onlar politikayı erbakan hocanın “rahle-i tedris”inde öğrenmişlerdi. en azından partiyi yönetenler için bu doğruydu. hocanın bu konudaki anlayışı, türkiye’nin eski/ köklü/ evrensel dış politikasını çeşitlendirerek değiştirme adına ortadoğu ülkelerine açılmayı içeriyordu. ortadoğu ülkeleri müslüman ülkelerdir.

   
  ATATÜRK BAĞLAMINDA
 

Bir süre önce, Rahşan Hanımın gazetelere yansıyan ilginç bir sözü olmuştu: “Din elden gidiyor!” demişti Sayın Rahşan Ecevit.Şimdi eşi Sayın Bülent Ecevit’in böyle bir ilginç sözü var, tartışılıyor: “Padişah Vahdettin Hain değildi!” diyor Ecevit!.. Gerçekten ilginç!...

   
  AVRUPA BİZİ İSTEMİYOR Kİ!..
 

Son günlerde yazılı ve görsel basında AB ile ilgili olarak ilginç tartışmalar yapılıyor.Tartışanların bir bölümü “Avrupa bizi istemiyor ki!..” diye hiddetle ve şiddetle haykırıyor.

   
  AYDINLAR BAĞLAMINDA
 

Aydınlarla ilgili düşünmeyi sürdürüyorum: Aydınların, Devlet denilen kurumla olan ilişkilerine dokunurken devlet kurumunu kavrayışımıza da bakmak gerekiyor. Devleti, bir ilişki/ ilişkiler yumağı olarak alan görüşler bu konuda en dinamik olanlarıdır. Bireyin devletle olan ilişkisi ve ilişki biçimleri ile toplumların devletle olan ilişki ve ilişki biçimleri akla geliyor önce.

   
  AYDINLAR VE TÜRKİYE
 

Son günlerde, aydın kavramı üzerinde tartışmalı bir ortamın oluştuğu ve bu ortam çerçevesinde kimi açıklamaların ve basında da yorumların yapıldığını herkes biliyor

   
  ORTADOĞU`NUN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
 

Edebiyatçılar Derneği’nin 2005 yılı kongresinde, derneğin Suriye ve İran’daki edebiyat dernekleriyle ilişki kurduğundan söz edilmesi kimi üyeleri tedirgin etti. Bu üyelerden birkaçı bu tedirginliklerini yaptıkları konuşmalarla ortaya koymaya çalıştılar.

   
  CHP KURULTAYININ ARDINDAN
 

CHP Kurultayı, gergin ve kavgalı dövüşlü yapıldı ve bitti. Bitti ama Türkiye’de, hem ailesinden gelen bir yakınlıkla hem de düşünceleri bakımından sosyal demokrasiye inananların tüm ümitlerini de kırarak, dökerek bitti.

   
  CHP
 

CHP’nin İstanbul\ Şişli Belediye Başkanı Sarıgül ile Genel Başkan arasındaki sürtüşme, Belediye Başkanını yemek için kurultay toplamaya kadar gelip dayandı…

   
  ÇEVRE KİRLİLİĞİ
 

AB - Türkiye görüşmelerinde en önemli konunun, çevre olduğu ileri sürülüyor. Hatta tarım konusunun bile çevre karşısında çok gerilerde kalacağı ifade ediliyor.

   
  ÇIKTIK AÇIK ALINLA ON YILDA HER SAVAŞTAN - I
 

Cumhuriyetin 82.yılına gelmemize karşın aynı heyecan ve aynı duyarlılıkla 10. Yıl marşını söylemeyi sürdürüyoruz. Bir ulusal günde herkes hemen ayağa kalkarak ‘çıktık açık alınla on yılda her savaştan!” Diyerek heyecanla haykırıyor!

   
  KEMAL DERVİŞ VE BM
 

Kemal DERVİŞ, Türkiye’nin iki binli yıllarında etkinliği tartışılamayacak bir politika ve ekonomi insanı olarak yaşamımızda hep yer aldı. Şimdi, CHP grubunda İstanbul Milletvekili olarak görev yapıyor. Avrupa Parlementotusunda görevli bulunuyor. Buradaki çalışmalarından geri kalan zamanlarında Türkiye’de insanımızın sorunlarıyla ilgileniyor.

   
  KİTAP YAKMAK
 

Isparta’nın Sütçüler İlçesi küçücük bir ilçe merkezi. İlçede Süleyman Demirel Üniversitesine bağlı bir Yüksek Okul var. Tabiî lisesi ve diğer okulları da bulunuyor.

   
  LİBERAL DEMOKRASİ
 

AKP, 3 Ekim seçimlerinde ve 30 ayı aşan iktidar döneminde liberalliği hep öne çıkardı. Yelkenine AB rüzgârı alması, bu tutumunu daha bir belirginleştirmiştir. Liberal düşünce AB’nin tabanını oluşturmaktadır çünkü.

   
  MEDYA KURBANI MI?
 

Gelinim Olur musun?’un Semra kaynanasının oğlu Ata öldü. Semranım “oğlum medya şehidi!” diyormuş.

   
  AB GÖRÜŞMELERİNİ DEĞİL, SEMRANIM’I İZLEMEK
 

17 Aralık 2004 akşamı Türkiye, Cumhuriyetin kurulmasından sonra kırk yıldır, Osmanlı zamanından alındığında ise 200 yıldır, yüzünü döndürdüğü Batı’ya/Avrupa’ya girmek üzere görüşme tarihi almanın sıkı mücadelesini verdi. O gece Türkiye’de halk tv’lere çakılıp kaldı. Eh, 200 yıldır beklediğimiz Batı’ya/Avrupa’ya dahil olmak üzere kesin bir tarih alınmasının halk tarafından merak edilmesi kadar doğal olan ne olabalirdi değil mi?

   
  BU TELAŞ NİYE?
 

CHP’de, Şişli Belediye Başkanı Mustafa SARIGÜL ile Genel Başkan arasında açık açık bir bir kavgası yapılıyor. Kimin haklı kimin haksız olduğu şimdilik konumuz dışında dursun. Biz bu tartışmaya başka bir noktadan bakmak istiyoruz.

   
  SATIR BAŞLARINDAN
 

Gittikçe yoğunlaşan siyaset gündemi, geleneksel kimi konular başta olmak üzere zenginleşerek genişlik kazanmaya başladı. Gündemdeki konuların hemen tümü özde her zaman üzerinde olduğumuz konular.

   
  NASILSA ALMAYACAKLAR...
 

Fransa ve Hollanda’da AB anayasasının reddedilmesinden sonra ülkemizde “ bizi nasılsa AB’ye almayacaklardı!” diyenlerin sanki ekmeğine yağ sürüldü. Bu grup öteden beri Türkiye’nin AB’ye alınmayacağını; ne yaparsanız yapın AB ülkeleri tarafından “beğenilemeyeceğimizi” söyleyerek geliyordu.

   
  OSMANLIDAN KURTULMAK
 

Osmanlı’nın 700. Kuruluş yılı nedeniyle yapılmış kutlama ve toplantıların altında Osmanlı’ya bağlılık, onun uzantısı olmak düşüncesi yatıyordu. Zamanın Cumhurbaşkanı, Türkiye cumhuriyetinin Osmanlı’nın devamı olduğunu söylemekte hiçbir sakınca görmedi!...

   
  FRANSA ve AVUSTURYA’NIN HALKOYLAMASI TEHDİDİ
 

Fransa ve Avusturya , Türkiye’nin AB’ye girmesini, halklarına soracaklarını söylüyorlar. Bu çıkış, AB’ye girmek istemeyen kesimlerin çok işine yaramış görünüyor. Şimdiden, “görüyor musunuz bunlar bizi almayacaklar. Baksanıza halk oylamasına gideceklermiş!...” gibi açıklamalarla düşüncelerini güçlendirmeye çalışıyorlar.

   
  SAĞ MUHALEFET
 

Türkiye 55 yıldır sağ partiler eliyle yönetilmektedir. Başka bir değişle 1950 den bu yana sol iktidara hiç gelememiştir. Halen de sağ bir parti tek başına iktidardadır. CHP muhalefette bulunuyor. Mecliste grubu olan tek parti de odur.

   
  SİVAS`I UNUTMAMALI
 

Her 2 temmuzda Sivas’ta 33 aydın ve sanatçının Madımak otelinde çıkarılan yangında yanarak ve boğularak şamlarını yitirdiklerini unutmamalıyız.

   
  SİVİL AKIL VE POLİTİK AKIL
 

Türk Politik Kültürü adlı yapıtında Süleyman Seyfi ÖĞÜN: “sivil akılla politik akıl pazarlığa oturacaksa her şeyden önce vasıflı olmak zorundadır” diyor.

   
  TOPLULUĞUN KONTROL EDİLMESİ
 

Süleyman Seyfi ÖĞÜN, Türk Politik Kültürü adlı yapıtında “….Türk kültüralistlerinin moderniteye karşı geliştirdikleri ahlakçı ve perhizci tutumun altında topluluk üzerindeki kontrolü kaybetmemek telaşı yatar”(s.49) diyor.

   
  TÜSİAD KLASİĞİ
 

TUSİAD, meslek liselilerin üniversiteye girmelerini kolaylaştıran Eğitim Bakanlığının tutumunu “…mesleki eğitimde,ortaöğretimde ciddi bir reform şart….” Diyerek eleştiriyor. Daha başka ve önemli değinilerde de bulunuyor ya, biz salt meslek liseleriyle ilgili bu durum üzerinde durmak istiyoruz.

   
  YİNE Mİ TÜRBAN?
 

AKP iktidarının ele aldığı ve başaramadığı konulardan biri de türbandır. Konunun tekrar ve üçüncü kez yine gündeme gelmek üzere olduğu yazılı ve görsel basındaki haberler arasındadır.

   
  BASINDAN ALINTILAR...
 

Türkiye’nin kimi doğrudan kimi de dolaylı olarak gündemini oluşturan konulara ilişkin yazıılı basın ve internet basınındaki yorumlardan yaptığım seçmeler üzerlerinde durmak istiyorum.

   
  YARGI İÇİN
 

Cumhurbaşkanı yeni Hakimler ve Savcılar Yasası’nı onaylamadı. Yasanın 1.maddesinin “yargı bağımsızlığını ve yargı güvencesini ortadan kaldıracağını” ileri sürerek onaylamadı.

   
  SOLUN YENİ DİLİ
 

DİSK’in başlattığı, Bolu Toplantısından sonra İstanbul’da yapılan toplantı ile ilerleme kaydeden sol siyasal hareketin yenibaştan ele alınması sürüyor.

   
  YENİ YIL
 

Bir yeni yıla daha giriyoruz. Ömrümüzden bir yıl gidiyor. Bir yeni yıla daha giriyoruz. nun için değil mi, “ah bir yeniden doğsam, ben biliyorum ne yapacağımı!...” diye yakınmalarımız…

   
  2005 GÖSTERGELERİNE BAKARKEN
 

2005 yılı artık geride kaldı. 2005’e ilişkin göstergelere bakıyorum. Kimi genellemeler ulaştığımı söyleyebilirim. Onları sıralamak istiyorum:

   
  BİR MÜSTEŞAR DAHA
 

9 Ocak 2004 günü akşamı Star TV’de Ceviz Kabuğu’nu izledim. Konu Eğitim Bakanlığının açmayı tasarladığı ve tüm hazırlıklarını yaptığı anlaşılan Sosyal Bilimler Liselerinde okutulacak olan Osmanlıca dersleriydi.

   
  POPULER KÜLTÜRÜN ETTİKLERİ
 

İkibinli yıllarda popüler kültür, coğrafyamızın her noktasında yaygınlık kazanırken bir yandan da derinlikler elde ediyor. Buraya çok iyi bakmak gerektiğine inanıyorm ben.

   
  OKURKEN DÜŞÜNÜRKEN
 

Edgar Morin, İdea Politika`nın Bahar 2001 sayısında, lise ve dengi okulların eğitim izlencelerinde yapılması düşünülen çalışma hakkında kimi açıklamalarda bulunmaktadır.

   

Ana Sayfa | Niye...Niçin...Neden | Aforizmalar  | Eleştiri Yazıları  | Eğitim Yazıları  | Siyaset Yazıları  | Yapıtlar | Görüşler