<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Muhsin Şener &#187; kant ve şiir</title>
	<atom:link href="http://www.muhsinsener.name.tr/tag/kant-ve-siir/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.muhsinsener.name.tr</link>
	<description>Şiir Yazılarına Hoşgeldiniz</description>
	<lastBuildDate>Sat, 22 Nov 2014 19:51:44 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Şiir Felsefesi Değil, Şiirn Felsefesi</title>
		<link>http://www.muhsinsener.name.tr/477/siir-felsefesi-degil-siirn-felsefesi/</link>
		<comments>http://www.muhsinsener.name.tr/477/siir-felsefesi-degil-siirn-felsefesi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 22 Nov 2014 19:49:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[kant ve şiir]]></category>
		<category><![CDATA[şiir felsefesi]]></category>
		<category><![CDATA[şiirin felsefesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muhsinsener.name.tr/?p=477</guid>
		<description><![CDATA[Şiirin Felsefesi… Bu tanımlamayı, şiir denilen anlatım biçiminin neliğini ve nasıllığınıı somutlaştırmak için kullanıyorum.   Şiirin neye dayandığı bilinmiyorsa,  öteden beri kullanılan bir yazılı anlatım biçimi olarak benimsenmiş olmasıyla yetiniliyorsa şiir için, bir talihsizlik olur diye düşünüyorum. ŞİİR İÇİN ÇIKARSAMALAR ana başlığı ile yayımlanmış yazılarımda konuya ilişkin görüşlerimi açıklığa kavuşturmaya çalışmıştım.   Kant, Prolegomena’sında[1] yargıları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-family: Arial;">Şiirin Felsefesi…</span></strong></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Bu tanımlamayı, şiir denilen anlatım biçiminin neliğini ve nasıllığınıı somutlaştırmak için kullanıyorum.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"> </span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Şiirin neye dayandığı bilinmiyorsa,  öteden beri kullanılan bir yazılı anlatım biçimi</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">olarak benimsenmiş olmasıyla yetiniliyorsa şiir için, bir talihsizlik olur diye düşünüyorum. <strong><em>ŞİİR İÇİN ÇIKARSAMALAR </em></strong>ana başlığı ile yayımlanmış yazılarımda konuya ilişkin görüşlerimi açıklığa kavuşturmaya çalışmıştım.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"> </span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Kant, <strong>Prolegomena</strong>’sında</span><a title="" href="#_ftn1">[1]</a><span style="font-family: Arial;"> yargıları açıklarken kimi örnekler verir.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Matematik yargılara ilişkin kimi örnekler…</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Bu örneklerle <strong>analitik ve sentetik</strong> yargıları somutlaştırmaya çalışır.</span></p>
<p><strong><span style="font-family: Arial;"> </span></strong></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><strong>Analitik yargılar</strong>, açıklayıcı yargılardır. Maddenin neliğini ve nasıl oluştuğunu, niteliklerini araştırır ve ortaya koyar. Bu yargı deneylere de dayandırılır. Analitik yargı bilimsel bir yargıdır.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"> </span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><strong>Sentetik yargılar</strong> ise, deneye, gözleme falan yaslanmaz, esnek yargılardır. Bu yargılardan beklenen, anlamı genişletme,  boyutlandırmaktır.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"> </span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Analitik bilgi, bilimsel bir bilgi olup, yaşamın değiştirilip dönüştürülmesine yarar. </span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Sentetik bilgi ise, analitik yapılanması açıklanmış olan bu bilgiye yeni, başka, genişletici ve derinleştirici boyutlar kazandırılmak için kullanılır.. </span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"> </span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Kant, adı geçen yapıtında (7+5= 12) örneğinden yürüyor.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"> Matematik yargı olarak bu (7) ve (5) birimlerini üst üste koyduğumuz zaman ortaya (12) gibi bir birim çıkıyor. (7) ve (5) birimleri her zaman ve uzamda, böyle bir ilişki içinde, aynı sonucu veriyor. Yadsınamayacak bir gerçekliktir bu. </span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">(7 ve 5) çokluklarını doğadaki hangi madde olarak düşünürseniz düşünün,  aynı yere ulaşıyorsunuz. Dolayısıyla bu matematiksel bilgi, bilimsel bir bilgi olarak ortaya çıkmış oluyor.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"> </span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Şimdi, aynı çoklukların arasına bu kez (- ) işaretini koyduğumuzda işlem, çok ayrı bir sonuca ulaşıyor; ortaya (2) gibi bir çokluk çıkıyor.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Bu işlem de doğadaki hangi maddeye uygulanırsa uygulansın aynı sonucu vermektedir.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"> </span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Bu iki çokluğun arasına bu kez (</span><strong>´</strong><span style="font-family: Arial;"> ) koyduğumuzda (35) gibi bir sonuç elde ediyoruz. Bu sonuç da söz konusu iki çokluğa bağlı olarak ortaya çıkıyor ve her uzam ve zaman içinde bu ilişki,  aynı sonuca ulaştırıyor.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"> </span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Bu iki çokluğun arasına (</span>:<span style="font-family: Arial;">) işareti konulduğunda da apayrı bir sonuç ile karşılaşılıyor. O sonuç da her zaman ve uzamda değişmiyor.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"> </span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Burada dikkatimizi çeken nokta, (7 ve 5) çokluklarının arasına konan <strong>(</strong></span><strong>+</strong><strong><span style="font-family: Arial;">, </span></strong><strong>-</strong><strong><span style="font-family: Arial;">,  </span></strong><strong>:</strong><strong><span style="font-family: Arial;">, </span></strong><strong>´</strong><span style="font-family: Arial;"><strong> ) </strong> <strong> </strong>işaretlerin bu iki çokluk üzerinde oluşturdukları birbirine hiç benzemeyen sonuçlar oluyor. </span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"> </span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Söz konusu işaretleri <strong>biçim</strong> olarak tanımlayabiliriz. </span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Belki de bu işaretlerin o çokluklara yeni biçimler verdiğini söylemek, daha doğru olacak…</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Bu işaretlerle çokluklar,<strong><em> nitelik ve nicelik değişikliğine</em></strong> uğruyorlar.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"> </span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Kant’ın bu örnekle ortaya koyduğu gerçekliği dile uygulamaya çalıştığımız alan, şiirdir. Çünkü şiirde sözcükler, tıpkı yukarıda açıklanan çokluklar arasındaki kimi ilişkilerle oluşan biçimsel değişiklikler, sözcük dizgesinde de aynı sonucu vermektedir. </span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"> </span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"> </span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Sözü edilen bu değişimlerin bilgi bilim açısından durumlarına da bakmalıyız. Çoklukların, birlikte ortaya çıkardıkları yeni çokluklar ya da çoklukların teklikler halinde bir araya gelmeleri sonucunda, ortaya çıkan çoklukların bir anlamı ve bu anlamın bir bilgisi vardır. O bilgi, ontolojik yapı ile birlikte oluşan bir bilgidir. </span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"> </span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Tekliklerin birleştirilmesi ya da tekliklerle çoklukların bir araya getirilmesi ile ortaya çıkacak olan sonuçların anlamlı sonuçlar olduğu bilgisi bile bir epistemeye yaslanmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"> </span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Demek oluyor ki epistemeyi görmezden gelemiyoruz.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Anlam, hem epistemik hem de ontolojik taban üzerine oturarak ancak, bir yargı haline geliyor. </span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Dil Felsefesi bu işlerin nasıllığını ve neliğini ayrıntı ile incelemektedir.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"> </span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Öte yandan, bu çoklukları öğelerine ayırarak o öğeleri ayrı ayrı aynı biçimsel değişikliğe uğrattığımızda, ortaya yeni çokluklar çıkacaktır. Örneğin (5) çokluğunu  ayrı ayrı beş teklik halinde sıralayıp  (7) çokluğu ile birlikte her (<strong>(</strong></span><strong>+</strong><strong><span style="font-family: Arial;">, </span></strong><strong>-</strong><strong><span style="font-family: Arial;">,  </span></strong><strong>:</strong><strong><span style="font-family: Arial;">, </span></strong><strong>´</strong><span style="font-family: Arial;"><strong> ) </strong> <strong> </strong>işaretini sıra ile kullandığımızda (8, 9, 10, 11, 12) gibi yeni yeni  çoklukların elde edildiğini görüyoruz.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Bu durum sözcük dizgelerine uygulandığında,  aynı sonuca ulaşıldığını, şiir dizeleri ya da şiirlerin tümü göstermektedir.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"> </span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Siyah</span>+<span style="font-family: Arial;">yeşil = kahverengi; siyah+ kırmızı= mor oluyor…</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Renklerin bu karışımı, Kant’ın matematik yargıyı açıklarken ortaya koyduğu gerçekliği doğruluyor.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"> </span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Bir de (KIRMIZI+ELMA) gibi tamlamalar var. Bu tamlamada  (kırmızı) sıfatı  (elma) adıyla birlikte, bir yeni oluşum yaratıyor. Bu oluşumda (elma), ontolojik yönden ele alındığında, onun varlık olmasından ötürü (şeker, vitamin, su, selüloz,  ve öteki kimyasallar) ortaya çıkıyor. Bu kimyasalların tümü (kırmızı) gibi bir sıfatla birleştirildiğinde, duyu organlarıyla algılanabilecek bir varlık oluşuyor. O varlık, bir analitik yargı olarak karşımızdadır. O analitik yargıyı, öğelerinden herhangi biri ile birlikte kulandığımızda bir sentetik yargı oluşturabiliyoruz. Ya da analitik yargının ortaya koyduğu özellikler toplamını öne alarak, yeni bir sentetik yargı yaratmak olasılığı doğuyor.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"> </span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Bu aşamada, sentetik yargıların yönlendiriciliği daha çok öne çıkabiliyor. Tıpkı (7 ve 5) çoklukları arasına giren işaretlerin yarattığı, yeni çokluklara benzeyen, giz dolu anlam alanlarını önümüze seriyor.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"> </span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Şiir,  bu değil mi? </span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"> </span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">O zaman, şiiri kuran sözcüklerin, önce analitik yapılarının derinliklerine ulaşmak, onları kavramak ve daha sonra da bileşimleri üzerinde çalışmak ve bir metin çıkarmak zor ve sıkıntılı, ne ki çok da keyif veren bir uğraş olarak önümüzde duruyor.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"> </span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Bana öyle geliyor ki <strong>şiirin felsefesi,</strong> bu sayıların birbirleriyle olan ilişkilerindeki gizi keşfederek o gizi, sözcüklere uygulamaktan geçiyor. </span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Tabii dile egemen olmak ve doğru tanımlamalar yapmak koşuluyla.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"> </span></p>
<hr align="left" size="1" width="33%" />
<div>
<div>
<p><a title="" href="#_ftnref1">[1]</a><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: x-small;"> I.Kant</span><strong><em><span style="font-size: x-small;">, </span><span style="font-size: x-small;"> </span><span style="font-size: x-small;">Prolegomena</span></em></strong><span style="font-size: x-small;">, TFK yayını, 3.Baskı,İst. 2002</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Muhsin ŞENER</strong></p>
<p><a href="mailto:muhsinsener@gmail.com"><strong><em>muhsinsener@gmail.com</em></strong></a></p>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muhsinsener.name.tr/477/siir-felsefesi-degil-siirn-felsefesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
